Amerikan Devrimi Nedir?

Amerikan Devrimi Nedir?

Amerikan Devrimi Nedir?
Amerikan devrimini açıklamadan önce Amerika kıtasının durumunu açıklamak gerekiyor. Güney Amerika'da Fransız sömürgeleri bulunmaktaydı. En önemli sömürgeler Portekiz ve İspanya'nın elindeydi. Buna istinaden Brezilya ve Portekiz diğer kalan kısımlar ise İspanya sömürüsü altındaydı. Kuzey Amerika’dan bahsedecek olursak genelde İngiliz ve Fransız çekişmesi olmuştur. Ancak İngiltere durumdan sıyrılıp kendisine 13 tane koloni kurmuştur. İngilizlerin Kuzey Amerika'ya yerleşmeleri ilk defa 1607 senesinde bugünkü adıyla Virginia'da olmuştur. 1620'de İngiltere tarafından Mayflower gemisiyle gelen bir göçmen kafilesi de bugünkü Massachusetts'e yerleşim sağlamıştır. Bundan sonraki yerleşmelerin ve göçlerin istikameti, Atlantik kıyılarının kuzeyine intikal etmiştir. 1634'de yeni bir göçmen kitlesi Maryland’e geldi. Bu şekilde göçmenler yeni yerleşim bölgeleri meydana getirirken, diğer yandan da, daha önceden gelenler topraklarını genişletmeye başlamışlardır. Bu suretle de yeni yerleşim merkezleri ortaya çıkmıştır. Yani Amerika’nın 1492 yılında keşfedilmesinden 100 yıl sonra Avrupalılar özellikle İngilizler buraya gelip yerleşmişlerdir.

İngiliz Kolonilerini Kuruluş Şekilleri Bakımından 3 Başlığa Ayırmak Gerekirse;
  • Ticaret şirketleri tarafından kurulan
  • Dini sebeplerle vuku bulan göçler sonucu kurulan
  • Büyük toprak tüccarları tarafından mülk esasına göre kurulan koloniler
Fakat kuruluş şekilleri ne olursa olsun koloniler zamanla İngiltere Kralı'na ait sömürgeler haline gelmişlerdir. Tabii bu süreç, kolay olmamıştır. İşler yolunda giderken 18. yüzyılda "Yedi yıl" savaşları patlak vermiştir. Yedi yıl savaşı senesinden adını almaktadır. İngiltere'de bu savaştan ekonomik olarak büyük yara almıştır. Bu savaşın doğurduğu mali sıkıntıyı gidermek için İngiltere, koloniler ile bağlantısını daha da sıkılaştırdı. Amacı, kolonilerin ticaretini daha sıkı kontrol edip, daha fazla gelir sağlamaktı. Tabii bu da kolonilerde büyük hoşnutsuzluk doğurdu. İngiltere'nin birbiri arkasına aldığı ekonomik kontrol tedbirlerinin ve yeni mali yükler koymasının doğurduğu tepkilerin gittikçe artmasına neden oldu. 1765 yılında İngiltere kralının "Damga Pulu Kanunu" (Damga Vergisi) çıkarması koloniler için bir başlangıç noktası olacaktır. Bu kanuna göre, resmi makamlardan verilen birçok belgelere, damga pulu yapıştırılacaktı. Bu kanunun sebep olduğu sert tepkiler sonucu birçok kolonide halk bu pulları yırttı.

Fransız ve Yahudilerin Amerika bağımsızlığında büyük rolleri olmuştur. Özellikle Yahudilerin Amerika devriminde özgürlük elde etmek ve Britanya hâkimiyetinden kurtulmak için fazlası ile mücadele etmişlerdir. Çünkü çıkarılan damga pulu kanunundan ve ilerde bahsedeceğim diğer kanunlardan Yahudiler fazlası ile etkilenmişlerdir. Çünkü kendileri ticaretle uğraştıkları için en büyük zararları kendileri görmüşlerdir. Aslında ilk mücadeleler tam bir bağımsızlık savaşı arayışından daha çok bir hak arayışı için olmuştur.

Kolonilerden gelen tepkiler üzerine İngiltere kralı Damga Vergisi Kanunu'nu geri çekmiş ancak 1767'de bu sefer "Townshend Kanunu" olarak bilinen kanun çıkarılmıştır. Bu kanuna göre, Amerikan kolonilerinin ithal ettiği kağıt, cam, çay ve hatta ressam boyalarına dahi yeni vergiler eklenmiştir. Bu ise yeni tepkilere sebep olmuştur. Tepkilerin önderliğini Massachusetts kolonisi yapmaktaydı. Bu sebeple İngiltere, 1769 Martında Massachusetts'i "Asi" ilan etti. Bunun üzerine İngiltere çay hariç kâğıt ve cam üzerindeki ithal vergilerini kaldırıldı. Ne var ki, ithal vergileri dolayısıyla, kolonilerde çayın fiyatı iki misline çıkmış ve bunun sonucu olarak da İngiltere'den ithal edilen çaya talep azalmıştı. Bunun üzerine İngiliz hükümeti, 1773'de çaydan aldığı ihracat vergisini düşürerek kolonilere çay ihracatını teşvik etmek istedi. Çünkü İngiltere'de çay stokları çok yükselmişti. Bunun üzerine halktan bazı kesimler Boston Limanını basıp limandaki çayları denize döktüler. Bu bir nevi iç savaşın fitilini ateşlemiş oldu. Ancak daha sonraları Fransa ve İspanya işin içine girecektir...


Fransa Açısından Bu Olaya Dâhil Olmasını Şöyle Açıklayabiliriz;
Fransa Yedi Yıl savaşlarında Kuzey Amerika'daki toprakları tamamen kaybediyor. Mississippi Nehri'nin batısında kalan toprakları İspanya’ya doğuda kalan toprakları ise İtalya’ya bırakmak zorunda kalıyor. Bu bir nevi Fransa’nın İngiltere olan hıncını arttırıyordu. Hal böyle iken daha sonraları Hollanda’nın da katılması ile uluslar arası bir mücadeleye dönüşmüştür.

Biz öncelikle iç savaş olan boyutuna değinecek olursak şunları söyleyebiliriz. Boston limanındaki çayların denize dökülmesinin ardından 1774 Martında, "Boston Limanı Kanunu" yayınlandı. Bu kanunla Boston limanı ticarete kapatılıyordu. Tabiatıyla tepkiler çok şiddetli oldu. Virginia, "Amerika'nın Birleşik Menfaatleri" için bütün kolonileri bir kongre'ye davet etti. Bu kongre 1774 Eylülünde Filadelfiya'da toplandı, George Washington, Benjamin Franklin ve John Adams da bu Kongre'de delege olarak bulunuyordu. Kongre, İngiltere'de yapılan ithalat ile oraya yapılan ihracata bir yıl süre ile son verme karan aldı Kongre, Boston Limanı Kanunu'na Massachusetts'in gösterdiği direnmeyi de onayladı ve destekledi. Nitekim toplanılan bu kongre sonucunda 13 koloni toplanmış ve İngiltere’ye savaş ilan etmişti ancak eksik bir şey vardı. Amerika kıtasında tam manası ile bir ordudan bahsetmek söz konusu değildi. Nitekim 10 Mayıs 1775'de yine Filadelfiya'da, ikinci defa kongre toplandı ve Amerikan Kıta Ordusu adı ile bir Ordu kurulmasına ve başına da George Washington'ın getirilmesine karar verildi.

Yapılan ilk savaşlarda yapılan muharebelerin hepsi kaybedildi. Çünkü karşılarında düzenli bir İngiliz ordusu bulunmaktaydı. Bu sıralarda bağımsızlık fikri iyice belirmiş 11 Haziran 1776 tarihinde Virginia'lı delege Richard Henry Lee, bağımsızlık için bir karar sureti sunduktan sonra, Massachusetts'ten John Adams, Pensilvanya'dan Benjamin Franklin, Virginia'dan Thomas Jefferson, New York'tan Robert R. Livingston ve Connecticut'tan Roger Sherman tarafından oluşan beşli komite tarafından hazırlanmıştır. Bildirgenin büyük bir bölümü Jefferson tarafından yazılmıştır.

Yayımlanan bildiride şu cümlelere yer verilmektedir: "Bütün insanların eşit yaratıldıklarına; yaratıcıları tarafından onlara hayat, özgürlük ve mutluluğu arama hakkı gibi geri alınamaz bazı haklar verildiğine inanıyoruz." Demokrasi tarihi ve siyaset bilimi açısından "Bağımsızlık Beyannamesi" çok önemli bir belgedir. Çünkü ilk defa olarak, insanların doğuştan sahip oldukları hak ve hürriyetler ve demokrasinin temel hak ve ilkeleri bu belgede belirtilmiştir.

Siyasi olaylar böyle devam ederken Amerikan Ordusu 1777 sonlarına kadar, İngilizlere yenilmeye devam etti. Fakat 17 Ekim 1777'de, kuzeyde, bugünkü Saratoga'da yapılan muharebede İngiliz ordusu büyük bir yenilgiye uğradı ve İngiliz komutanı 6.000 kişilik ordusu ile teslim oldu.

Amerika Bağımsızlık Savaşı'nın uluslar arası boyutunu inceleyecek olursak 1776 'dan beri Amerika’ya para ve malzeme yardımı yapan bir Fransa vardır. Önceden belirttiğim gibi Fransa’nın İngiltere’ye 7 yıl savaşları sonunda kaybettiği topraklardan dolayı bir hıncı bulunmaktadır.

Fransa, 1778'de filolarını ve ordularını hazırlamaya başladı ve sonunda Haziran 1778'de İngiltere'ye savaş ilan etti. Fransızlar güneyde, İngilizlerin elindeki Savannah'ı ve büyük önemi olan Yorktown'ı kuşattılar. Fransızların Yorktown'ı kuşatmaları, Amerika'nın bağımsızlığı için dönüm noktası olmuştur nedeni ise Saratoga'da mağlup olarak Kuzey Amerika'yı kaybeden İngiltere güneyde Amerika’ya bir darbe vurmak için uğraştıysa da Yorktown'ın kuşatılması ile yardım ve ikmal hattı Fransızlar tarafından kesilmiş ve Amerika’nın da direnmesi ile İngiltere teslim olmak zorunda kalmıştır. İngiltere, Paris Antlaşması'nın imzalanması ile batıda tarafında Mississippi Irmağını da çevreleyen geniş sınırlarla, Amerika'nın bağımsızlığını fiilen tanıdı. Kanada İngiltere'ye Doğu ve Batı Florida İspanya'ya bırakıldı.. Antlaşmanın imzalandıktan 3 ay sonra, son İngiliz askerlerinin 25 Kasım 1783'te New York'tan ayrılmasından sonra George Washington kente girdi. Amerika’nın bağımsızlığı Avrupa açısından en önemli sonuçlar İngiltere kolonilerini kaybetmiş. Fransa, Amerika bağımsızlığı için çok büyük maddi bir yardım yapmıştı. Bu Fransa ekonomisine büyük bir darbe vurmuş idi. Bu bu olay ilerde Fransa ekonomisine buhrana neden olacaktır. Bu ise Fransa’da kısa vadede Fransız ihtilalına orta vadede ise Fransız imparatorluğunun kurulmasına neden olacaktır. İspanya açısından ise uzun vadede Amerika'daki kolonilerini kaybedecektir.


Sanayi Devriminden 1848 Devrimlerine;
19. yüzyılda İngiltere’de artan nüfus, üretim ihtiyacı da doğurdu bundan mütevellit teknoloji, ekonomi ve tarım alanında hızlı gelişmeler oldu. Buna ise "Sanayi Devrimi" adı verildi. Sanayi Devrimi İngiltere’de başlamış oradan bütün Avrupa ve dünyaya yayılmıştır. Sanayi Devrimi ifadesini ise ilk defa telaffuz eden isim, Fransız Devrimi fikirlerini destekleyen Fransız politikacı Louis Blanqui (1805-81) oldu. O’na göre İngiltere’de meydana gelen ekonomik değişim, Fransız İhtilalı’nın getirdiği siyasi değişim kadar önemliydi.

Sanayi Devriminin Sebepleri;
Kırsalda nüfusun artması ile kentte bir nüfus hareketi meydana gelmiştir. Tabi buda kentte hazır bir iş gücünü oluşturmuştur. Ancak diğer bir taraftan kentte üretimin yetmemesine neden olmuş üretim açığı ortaya çıkmıştır. İngiltere toplumu her dönemde zengin olduğu gibi bu dönemde de oldukça zengindi çünkü bu dönemde dünyanın önde gelen ticari bir gücü haline geldi. 16. ve 17. yüzyılda özellikle Atlantik genelindeki sömürgecilik ve ticari genişleme nedeniyle geçimi sağlamak için yapılan tarımdan ziyade ticarete yönelik tarımın büyümesi ve Avrupa’ya kıyasla göreceli siyasi istikrar sayesinde İngiltere zenginleşmeye başladı. Yaşanan teknolojik gelişmeler sanayi devrinin bir nevi başlangıcı olmuştur. 23 Haziran 1753 tarihinde Hindistan'da Fransız birliklerini Plessey Savaşı'nda yenen İngilizler, Babür imparatorlarının ekonomisine el koymuşlardı. Bu hazinenin İngiltere'ye taşınmasıyla bu ülke ekonomisinde ortaya çıkan finans olanaklarının, buhar ve dokuma makineleriyle ilgili tüm teknik buluşların 1758 ve 1791 yılları arasında gerçekleşmesini açıklamada birincil kanıt olduğu söylenebilir. Bu süreç 18. ile 19. yüzyıllar arası oluşmuştur.

Bu Dönemde Yapılan Buluşlar;
1807'de Robert Fulton adındaki Amerikalı buharlı makineyi gemilere uyguladı. İlk düzenli okyanus ötesi buharlı gemi seferleri 1840 tarihinde başladı. 1812 tarihinde ilk kez buharlı makine lokomotiflerde kullanılmaya başlandı. 1844'te Samuel Morse Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk ticaret amaçlı telgraf servisini hizmete soktu. Tarım teknolojisinde gelişmeler sağlandı. Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti. Almanlar pancardan şeker çıkarma tekniğini buldu. Bir başka Alman kimyager suni gübreyi yaptı. 1834'te bir Amerikalı mühendis bir biçerdöver icat etti.

Yaşanan bu gelişmeler insan gücünün yerine artık makine gücünün yavaş yavaş yer alacağının göstergesi olmuştur. Sanayi devrimi arz talep ilişkisi ile sermaye çoğunluğu ortaya çıkacak ihtiyaçlar artacak ve bu ihtiyaçlar ise makineleşme ile sağlanacaktır. Hali ile buda insanın çalışma hayatını alt üst edecektir.

Napolyon'un alt-üst ettiği Avrupa düzenini yeniden kurmak için toplanan Viyana Kongresi (1815) kararları ile oluşturulan Restorasyon Dönemi, bilindiği gibi 1830 İhtilalleriyle son bulmuştur. Özellikle ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ve sınırların korunması konusundaki söz birliği Yunan isyanı sonrası 1829 Edirne Antlaşmasıyla Avrupa Devletlerinin baskısı ve karışması sonunda Yunanistan'a bağımsızlık kazandırılması ve ardından 1830 Londra Antlaşması ile bunun pekiştirilmesi Viyana Kongresi kararlarının bundan böyle uygulanamayacağının önemli bir kanıtı olmuştu.

Siyasi durum böyle iken halk arasında huzursuzluk başlamıştı çünkü sanayi devriminin sonuçları iyi olduğu gibi kötüde olmuştur. Çünkü insanlar 13-15 saat çalışıyor, emeklerinin karşılığını alamıyorlardı. Kirli, harabe ve sağlıksız konutlarda, zor koşullarda yaşamaya devam ediyorlardı. Köylerde artan nüfus işsizliğe ve toprak yetersizliğine yol açmış, alt yapının yetersiz kalmasına neden olmuştu. 1845 ve 1846 senesinde hasat sezonunda Belçika'da ortaya çıkan "Patates Hastalığı" diğer Avrupa ülkelerine yayılmış, Avrupa'da büyük bir açlık salgınına yol açmış toplumun yoksul kesimlerinde büyük bir tatminsizlik duygusuna neden olmuştu.

Aynı senelerde Alman Friedrich Engels'in ve Karl Marx'ın birlikte yazdıkları ve 1 Şubat 1848 tarihinde yayınlanan "Komünist Manifesto" özel mülkiyeti bir devrimle ortadan kaldırarak sınıfsız ve devletsiz bir toplum düzenini gerçekleştirmesi gerektiğini iddia etmekteydi. Bu koşullar altında devrim düşüncesi toplumun çeşitli kesimlerinde çok sayıda taraftar bulmuş ve sonunda 1848 yılında bu devrimler bütün şiddetiyle patlak vermiştir.