Maldoror'un Şarkıları - Comte de Lautreamont

Raussa

Hiyojin
Katılım
17 Ara 2020
Mesajlar
37
Reaksiyonlar
80
Ödüller
2
“On dokuzuncu yüzyılın sonu görecek kendi şairini”

Herkese Merhabalar... Ağustos ayının ilk incelemesini muazzam bir eser ile yapmaya karar verdim. Albert Camus
için dahi bir liseli, Louis Aragon için, tüm edebiyat dünyasını yerle yeksan edebilecek bir eser olan Maldoror’un Şarkıları’nın yazarı.
Andre Gide içinse altıncı şarkıyı okuyunca kendi eserlerimden utandım demesini sağlayan hasta
bir ruh. İsodore Ducasse eseri yazarken ki adıyla Comte de Lautreamont'un 6 şarkıdan ve şiirlerinden oluşan Maldoror'un Şarkıları incelemesi ile geldim.

Maldoror'un Şarkılarını Lautreamont 20 ya da 22 yaşında yazdığı tahmin ediliyor, 24 yaşında da intihar etmiştir. Yazdığı tek eser ile Modern Fransız edebiyatının
ilk örneği sayılan bir şaheserden bahsediyorum. Tanrı düzenine ve kutsal emanet ne varsa her şeye kafa tutan sapkın bir vahiy olan
Maldoror'un, İnsanlarla ve Tanrıyla olan savaşını anlatıyor. Ama içsavaş falan da değil, gerçek bir savaş. İnsanları
acımadan öldüren, Tanrıyla karşı karşıya gelip savaşan bir canavar Maldoror. İnsanın içindeki kötülüğü ve kötülüğe
yönelimini gösteriyor bize. Karanlık ve isyankar duyguları tablolaştıran eserde beynimize nakşettiği cümlelerde
kaybolurken buluyoruz adeta. Sürrealizmin incili dahi sayılan bu eser kendine öyle çekiyor ki son şarkıya gelindiğinde
zehir zirve yapıyor. Çook uzun bitmeyen cümlelerin içinde gramer, mantık, eksik hiç bir şeyin olmaması. Lautreamont'un
ego kasmasını ve herkese meydan okumasını da gözler önüne seriyor. Okuduktan sonra kendinizi uzun süre sorgulayabilir kendinize gelmeniz günler alabilir...
Bir bilinçaltını okuduğumuz bu eseri uzun uzun anlatmak isterim ama böylesi bir eserin büyüsünü inanın hiç anlatarak kaçırmak istemiyorum mutlaka okumalısınız :)